Çocuk istismarı neleri kapsar? Neler yapılabilir?

Çocuğun büyüme ve gelişmesini olumsuz yönde etkileyen her türlü davranış olarak tanımlanabilen çocuk istismarına, insanlık tarihi boyunca her kültürde rastlanmaktadır. Fiziksel istismar, cinsel istismar, duygusal istismar ve ihmal şeklinde görülür. Çocukluk çağı travmaları içinde çocuk istismarı yinelenebilirliği, çocuğa genellikle en yakınları tarafından yapılıyor olması, bu nedenle de tanımlanması ve tedavi edilmesi en zor olan travma şeklidir. Çocuk üzerinde  bu kadar bir patolojik etki yaratan istismar ve ihmale karşı çocukların korunmaları için evrensel bazı standartlar yerleştirilmiştir. Bu amaçla  yapılan en önemli çalışmalardan biri olarak Çocuk Hakları Sözleşmesi’ nin kabulü kabul edilmektedir.

Toplumun ilerlemesi ve gelişmesinde önemli bir güç olan çocuklar, sağlıklı olarak büyümelerini engelleyecek çeşitli olumsuz durumlarla  karşı karşıya kalmaktadırlar. Bazı çocuklar ebeveynleri ya da çocuğa bakmak ve ye-tiştirmekle sorumlu diğer kişiler tarafından uygulanan bireysel ve kurumsal şiddete maruz kalmakta, gerekli sevgi ve ilgiden yoksun bırakılmakta, bu kişiler veya top-lumdaki diğer bireyler tarafından cinsel yönden de sömürülebilmektedirler. Kimi durumlarda gerekli bakım ve gözetimin sağlanmaması nedeniyle bir çok çocuk sakatlanmakta ve hatta ölmektedir. Çoğu çocuk işgücü olarak görülmekte, gelişimsel durumuna uygun olmayan iş-lerde çalıştırılmakta ve hatta en temel haklarından biri olan eğitim hakkından da alıkonulmaktadır (Kırca, 2006).

Sık görülen ve önemli bir sağlık sorunu olmasına karşın, tanısında ve ilgili uzmanlık dallarıyla işbirliğinde çoğu kez yetersizliklerle karşılaşılmaktadır. Kanıtların eksikliği, yanlış bilgiler, kültürel ve geleneksel değerler istismarın göz ardı edilmesine yol açabilmektedir. Travma ancak çok ciddi boyutlarda olduğunda çocuk istismarı düşünülmektedir. İstismar göstergesi olan hafif bulgular atlandığında veya bildirimi yapılmadığında, yaşamsal önem taşıyan olumsuz sonuçlarla karşılaşılabilmektedir. Bu nedenle, çocuk istismarının tanı ve tedavisinde etik, ahlaki ve kanuni yükümlülükleri olan hekimlerin, özellikle de çocuk hastalarla en çok karşılaşan pediyatristlerin, çocuk istismarının bulgu ve semptomlarını bilmeleri gerekir.

Çocuk istismarında multidisipliner yaklaşım esastır ve bu yaklaşımın bir parçası olarak çocuk ve ailenin psikiyatrik değerlendirmesinin yapılması öncelik taşır. Hekimler tedavi görevlerinin yanı sıra eylemi yasal birimlere bildirme yükümlülüğü de taşırlar.

Bazı aileler çocuk istismarına sessiz kalıyor, peki neden? ‘Para’ verilerek, dini bilgileri sulandırılarak ya da gözdağı verilerek susturulmaları muhtemel!

İnsanlar “çocukların cinsel istismarı’nın “istisnai” bir olay olduğuna inanır, yaygın olduğunu akıllarının ucundan bile geçirmezlerdi. Son 25 yılda kanıta dayalı bilimsel çalışmalar ve basın, çocukların cinsel sömürüsünün yaygınlığını açık açık ortaya koydu. Araştırmalar, çocukların hayal gücünden ötürü “istismar öyküleri” uydurmadığını gösteriyor.

Ekonomisini, sağlığını ve diğer sorunlarını  kayıt altına  alan ülkelerde yapılan araştırmalarda her 10 bin çocuktan 15-70’inin cinsel istismara maruz kaldığı, bu çocukların yalnızca %10’unun yetkililere bildirildiği belirtiliyor. İstismarcıların  %14 ’ünün yabancı, %28’inin aile içinden bir birey, %58’inin ise çocuğu tanıyan ancak aileden olmayan, yakın birisi olduğu saptandı. Suçluların çok azı yargılanıp mahkûm oluyor.

Araştırma bile yapamayan fakir ülkelerde ise, bu durumun çok daha vahim olduğu düşünülüyor. Çalışmalar, cinsel istismarın herhangi bir grupla bağlantısı olmadığını yaş, etnik grup, din, meslek, eğitim, medeni hal gibi özelliklerin önemli olmadığını belirliyor. Ayrıca her sosyoekonomik düzeyde görülebiliyor. Kesin olan bir şey de istismarı gerçekleştirenlerin yüzde 90-95’inin erkek olduğu. Ülkemizde yapılan bilimsel bir çalışma korkunç tabloyu gösterdi. Sadece aile içi cinsel istismarın yüzde 1,4 oranında olduğunu ortaya çıkardı. Başka bir çalışma da çocukların yüzde 13,4 – 44,5’inin hayatı boyunca en az bir kez cinsel istismara maruz kaldığını gösterdi.

NELER YAPILABİLİR?

-  Çocuklar size bir şey söylemek istediğinde, ONLARI DİNLEYİN.

- Çocukların başkaları hakkında anlattıklarını  CİDDİYE ALIN.

-  Çocuğunuz okulda başka çocuklar tarafından hırpalanıyor ,alay ediliyor ya da farklı davranılıyor ise bunu DİKKATE ALIN.

- Çocuğunuzun etrafındaki güvenebileceğiniz büyüklerin çocuğunuzla ilgilenmesini  İSTEYİN,

- Çocuğunuzu güvenmedi-ğiniz akraba, yetişkin ya da arkadaşlarla YALNIZ BIRAKMAYIN.

- Aşırı tepki vermeyin. Sakin ve durumu tepkisel olma-dan ele alın. Çocuklar böy-lece sizin geri bildiriminize GÜVENEBİLSİN.

- Cezalandırmayın, Bağırmayın,

- Bilgilendirin.

NEREYE BAŞVURABİLİRİZ?

  • En yakın karakola veye Cumhuriyet Savcılıklarına,
  • Baro’nun Kadın ve Çocuk Hakları Komisyonuna,
  • SHÇEK Genel Müdürlüğü’ ne bağlı İl Sosyal Hizmetler Müdürlükleri’ne, üniversite veya hastanelerin Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Bölümleri ’ne başvurulmalıdır.
  • Ayrıca SHÇEK Genel Müdürlüğü’ne bağlı olarak

183 Alo Kadın Çocuk ve Sosyal Hizmet Danışma Hattı kurulmuştur.

——————————————————————

Kaynakça

Kırca, C. (2006). İlköğretim ilk Kademedeki Öğrencilerin Anne B abalarının  Cinsel İstismarı  Önleme  Programlarına Yönelik Tutumları. Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi,Ankara: Hacettepe Ünivesitesi.

Topbaş, M. (2004). İnsanlığın Büyük Bir Ayıbı: Çocuk İstismarı. TSK Koruyucu Hekimlik Bülteni, Cilt:4, sayı:3

About these ads
Bu yazı Memleket halleri, Psikoloji-Psikolojik Danışma içinde yayınlandı ve , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logo

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ photo

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s